Yönetim Danışmanlığı Sektöründeki Yapısal Değişiklikler

Yönetim Danışmanlığında ciro, ekonomik koşullara yakından bağlı olduğu halde, bazen yapısal değişiklikler ekonomik koşullardan bağımsız olarak gerçekleşebilir. 1960 ve 70’lerde yönetim danışmanlığı hizmetleri pazarı satıcıların üzerine kurulu bir pazardı. Müşterilerin etkisi azdı, çoğu yönetim danışmanı – özellikle teknik üniversite ve işletme okullardan akademik ünvanlı öğretim görevlileri – stratejik planlama gibi yeni yönetim teknikleri sunmak amacıyla akademik geçmişlerine güvenirlerdi. Bu hizmetler uluslararası pazarlara açılmaya başlayan üretim şirketlerindeki üst düzey yöneticiler tarafından sıklıkla aranmaktaydı.

Ancak son yıllarda bu durum çk büyük bir hızla ve tümüyle değişti. Pazar, özellikle Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki pazar, alıcı pazarına dönüştü. Günümüzde birçok yönetici ve yönetim kurulu üyesi iş yönetimi eğitimi ve tecrübesi içeren akademik geçmişlere sahiplerdir. Bu durum, yönetim danışmanlarına daha ağır taleplerin yapıldığı anlamına gelir; artık akademik çalışmalara ve en son iş yönetimi kitaplarına dayalı, büyük olasılıkla şirket yöneticilerinin de okuduğu, tepegöz ile gösterecekleri asetatlar yeterli olmamaktadır. Bu doğrultuda, bir çok danışmanlık görevi, ekip çalışması gerektirdiği kadar daha geniş beceri ve deneyim gerektirir hale gelmiştir. Bunun bir sonucu olarak, yönetim danışmanlığı firmaları giderek daha yetkin ve uzmanlaşmış kadrolara ihtiyaç duymaktadır. Danışmanların yetkinliklerini ve becerilerini arttırmak çok önemli olmakla birlikte, aynı zamanda bir çok yönetim danışmanlığı firmasını zorlayan bir değişimdir. Bu dönüşüme paralel olarak, yönetime danışmanlık için sürekli yeni pazarlar veya yeni pazar segmentleri ortaya çıkmaktadır. Örneğin, 1990’larda sağlık ve sağlık yönetimi sistemleri yönetim danışmanlığı için önemli birer pazar olarak öne çıkmışken 10 sene öncesinde, 1980’lerde sektörden bahsedilmezdi bile. Benzer şekilde, her yeni pazar danışmanlık sektöründen daha uzmanlaşmış, karmaşık ve derinlemesine bilgi talep edecektir. Beceri ve deneyime gösterilen yeni talebi karşılayabilen ve sınırlar ötesi işbirliği yapabilen yönetim danışmanlığı firmaları rekabette avantajlı hale gelecektir.

Yapısal olarak, bu tür eğilimler, mevcut dev danışmanlık şirketlerinin giderek daha da büyüyeceği anlamına gelir. Aynı zamanda, daha küçük danışmanlık şirketlerinin de niş stratejiler, yeni pazarlar ve daha uygun fiyatlar sayesinde işlerini geliştirebilecekleri anlamına gelir. Ancak bu senaryoda, orta ölçekli şirketler rekabette arada sıkışacaklardır. Dev danışmanlık şirketleri verdikleri uluslararası hizmetleri genişletmeye devam ederken küçük, niş-pazar ve niş-hizmete dayalı şirketler ise ulusal pazarlarda hizmet vermeyi sürdüreceklerdir.

Kaynak : “THE TRADABILITY OF CONSULTING SERVICES AND ITS IMPLICATIONS FOR DEVELOPING COUNTRIES", UNITED NATIONS, N.Y. and Geneva, 2002: sf.71-72,

Kitabın tamamına ulaşmak için http://www.unctad.org/Templates/Download.asp?docid=2372&lang=1&intItemID=2787 bağlantısına gidiniz.